NAVIGATION

Kurtuluş’un Asma Yapraklı Güzeli Madam Despina

Kurtuluş’un Asma Yapraklı Güzeli Madam Despina

Bu yazımda yarım yüzyıldır lezzetiyle tarihi dokusuyla değişmeyen stiliyle hizmet vermeye devam eden Madam Despina meyhanesinden bahsedeceğim.

1946 senesinden bu yana meyhane kültürünü yaşatan tarihi yerlerden biri olan Madam Despina kuruluşundan bu yana menüsünü hiç değiştirmedi. Öyle ki Madam Despina’nın mezeleri şehrin bir çok meyhanesinde ”Despina” adıyla sunuldu.

KİMDİR MADAM DESPİNA?

Madam Despina Kimdir?

Kurucusunun asıl adı Despina Kanlı. Gökçeada doğumlu olan Despina 15 yaşındayken İstanbul’a geliyor. 18 yaşına geldiğinde bir tercihin eşiğinde buluyor kendini ya Ege’nin karşı kıyısına ailesinin yanına geçecek ya da doğduğu büyüdüğü topraklarda yaşamına devam edecek. Tercihini yaptı ve istanbul’undan kopamadı. Burada bir iş yeri açmak istiyordu. Öncelikle Moda Teras Gazinosu’nda çalışmaya başladı. Güzelliğiyle herkesin dikkatini çeken Despina aynı zamanda çok zeki ve hırslıydı da. Türkiye’nin ilk kadın işletmecisi olan Despina, amacına ulaşmış görünüyor.
Madam Despina’nın bulunduğu Açıkyol Sokağı’na girdiğinizde bir anason kokusu sizi sinsice yakalayıp meyhanenin içine sokuyor ve bir anda kendinizi asma yapraklarının altındaki sedirlerde fasıl dinlerken buluyorsunuz. Meyhane denilince akla hunharca içki içilen, göbek atıp eğlenilen mekanlar gelse de meyhaneler aslında belli adapları olan yerlerdir ve Madam Despina yarım asırdır bu özelliğini korumaya devam eden nadir meyhanelerden.
Madam Despina ilk mekanını Cezayir sokakta hizmete açmış ancak orada istediğini bulamayınca Moda’da Madam Teresssa’nın yerinde çalışmaya başlamış. Daha sonraları Gayrettepe ve Esentepe’de tutunmaya çalışmışsa da olmamış ve Rumların çoğunlukla yaşadığı Büyükdere’de mekan açmış. 1965 yılında Artin adındaki otomobil satıcısıyla evlenince bu işlerden elini çekmiş. Kocasının erken ölümüyle kendi işinin patronu olma yolunda daha emin adımlar atmaya başlamış ve 20 yıl boyunca Esentepe’de açtığı mekanı işletmiş. 20 yılın sonunda galeriye dönüşen mekandan sonra bugün hala hizmet vermeye devam eden Kurtuluş’taki yerine gelmiş.

MADAMIN MEYHANE KÜLTÜRÜ

Madam Despina ve Meyhane Kültürü

Çok katı kuralları varmış Madam Despina’nın. Her masa ayrı bir şehir ayrı bir sınır çizgisi oluştururmuş. ”herkes kendi masasında eğlenecek” dermiş mesela. ”aksi halde bir daha gelmesinler” diyecek kadar da gözü kara bir işletmeciymiş. 1990 yılında hastalanana kadar işinin başından hiç ayrılmamış. 2006 yılında vefat etmeden evvel çalışanlarına ”benden sonra ne dekorasyon ne tedarikçiler hiçbir şey değişmeyecek her şey aynı kalacak” diye de vasiyet etmiş. Öyle de olmuş. Masalardaki muşambaları bile değiştirmemişler. Madam Despina’ya göre o muşambalar meyhanenin birer simgesi.
Aşçısının değişmemiş oluşuysa geçmişe ne kadar bağlı kaldıklarını gösteriyor. Mustafa Usta hala aynı mezeleri aynı lezzetiyle yapmaya devam ediyor. 25 çeşit meze var ancak Rum usulü pilakisi, kuzu ciğeri bir de taze pişmiş topiği meşhurdur.
Bir diğer kural ise eğer gidecekseniz limitsiz içki sormayın çünkü vermiyorlar. Madam Despina’ya göre meyhaneye içip sarhoş olup naralar atmak için değil; sohbet etmek, keyif almak, arkadaşlarla dertleşmek, acıları paylaşmak için gidilir. Sarhoş olup etrafa rahatsızlık verecek şekilde davranışlar sergilemek meyhane anlayışına uygun olmayan bir durumdur. Bu zarif anlayışı sebebiyle müşterilerini seçermiş Despina. Yalnızca bildiği, onayladığı kişiler gelebilirmiş. O kadar kuralcıymış Madam Despina. Hatta 12 Eylül askeri darbesinden sonra mekanın müdavimlerinden olan bir albaydan rahatsız olan müşterilerini görünce kendi aksanıyla ”pasam pasam sen pasasın ama buranın pasası da benim. Senin pasalığın dısarıda” diyerek mekanda bulunanların huzursuzluklarını gidermiş.

MÜZİK

Akşam saat 20:30’da fasıl ekibi çıkıyor ortaya öncelikle bir ”hoşgeldiniz”şarkısı söyleyerek fasıla başlıyorlar ardından isteklere yöneliyorlar. Ancak baştan belirtelim ekibin söylediği şarkılar TSM’nin ağır şarkılarıdır. Sesleri çok güzel ancak Madam Despina’nın müdavimleri arasında bulunan ses sanatçılarından biri oradaysa değmeyin keyfinize. Müdavimleri arasında sanatçılar, yazarlar, siyasetçiler de var esnafta. Bir uçtan bir diğer uca birlikte eğlenen ancak kimsenin birbirini rahatsız etmediği ölçüyü kaçırmadığı naif bir mekan Madam Despina. Şef garson Zülal’in 5 sene sonra da gitseniz sizi tanıyacağı bir mekandır. Kapıdan girdiğinizde sizi Madam Despina’nın portresi karşılar. Tıpkı sağlığında tüm müşterilerini kapıda karşıladığı gibi.
İşletmesi değişse bile hep aynı kalan bu meyhanenin en büyük simgelerinden biri de asma yaprakları. Başınızı nereye çevirseniz yemyeşil asma yaprakları selamlıyor sizi. Meral Okay’ın, Sezen Aksu’nun seslendirdiği ”yine mi çiçek” şarkısında da söylediği gibi.

”Kur masayı Madam Despina. Kirli beyaz muşamba örtüleri ser.
Çek sediri asmanın altına, yanında bir ince Müzeyyen abla”

 

VEFATI VE VASİYETİ

Madam Despina Vasiyet

 

Madam Despina 2006 yılında vefat etti. Ayalefter Mezarlığı’nda ki törenin ardından vasiyeti üzerine mezarı şarapla sulandı ve fasıl ekibi mezarın başında Saadettin Kaynak eseri olan ”Yalan” ve ardından güftesi ve bestesi Zeki Müren’e ait olan ”Şimdi Uzaklardasın” şarkılarını çalıp söylediler.

PEKİ NEREDE BU MEYHANE?

Madam Despina Google Harita

Bu tarih kokan mekanı ziyaret etmek isteyenler Kurtuluş son durağa gelmeden sağdan bir önceki sokak olan Açıkyol sokağına girdiklerinde bir otopark görecekler. Bu otoparkın hemen yanında gördüğünüz meyhane Madam Despina. İlk gördüğünüzde ” burası mı!” diyerek şaşırabilirsiniz çünkü dışarıdan meyhane olduğu bile anlaşılmıyor. Şaşırmayın girin içeriye evet orası Madam Despina.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Top